Hepimize potansiyel birer terörist olduğumuz gözüyle bakılmaktadır. İngiltere’de, Amerika Birleşik Devletlerinde, Avustralya’da veya Ortadoğu’da bir ülkede yaşıyor olmamız hiç bir şeyi değiştirmez. Vatandaşlık kavramı artık hükümsüz kalmıştır.

21 Mayıs 2012 Pazartesi
Hepimize potansiyel birer terörist olduğumuz gözüyle bakılmaktadır. İngiltere’de, Amerika Birleşik Devletlerinde, Avustralya’da veya Ortadoğu’da bir ülkede yaşıyor olmamız hiç bir şeyi değiştirmez. Vatandaşlık kavramı artık hükümsüz kalmıştır.

26 Nisan 2012 Perşembe
Şimdilerde 'büyük buhran' olarak adlandırdığımız 1929 krizi geldi, çattı.
Bütün fabrikalar boş boş dururken milyonlarca insanın neden işsiz, evsiz ve aç kaldığını anlamakta zorlandım.Kaynaklar değişmemişti.

22 Şubat 2012 Çarşamba
Amacımız; Coca-Cola’dan yola çıkarak Amerikan tekellerinin yayılmacı politikalarını değerlendirmek ve anlamlandırmaktı. Bunu yaparken de Coca-Cola temelinde toplumların nasıl asimile edildiğini ve sosyal yaşamın her alanında nasıl bir McDonaldslaştırma sürecine girdiğinin bir analizini vermeye çalıştık.

5 Şubat 2012 Pazar
Kapitalizmin geçerli olduğu coğrafyalara egemen olabilmesi için üç ana silahı vardır. Bunlar, devlet otoritesini yıkabilecek güçte olan şirketler, medya-televizyon kuruluşları ve bankalardır. Kapitalizm bu üç ana koldan yaşam dediğimiz prosedürün altındaki platformu yavaş yavaş eline geçirir ve onun üzerinde gidip gelmeye başlarız.

4 Şubat 2012 Cumartesi
Sanayi Devrimi 1800'lerin sonlarında İngiltere'de başladığı zaman hammadde kaynaklarının kontrolü ele geçirilerek, yeni pazarlar keşfedilerek, işletmelere ve fabrikalara yatırım yapılarak çok para kazanılabiliniyordu. Yatırım yapmak için fazla parası olanlar, İngiltere’den daha çok Hollanda’da bulunuyordu. Hollanda 1600’lü yıllarda büyük bir Batılı güç olmuştu ve bankacıları önde gelen kapitalistlerdi.

3 Şubat 2012 Cuma
Bir dünyayı ele geçirmek, temelde basit bir şeydir. Oraya uçarsın, herkesi yersin; ya da herkesi şiddetle köle yapar, kendin için çalıştırırsın. Herkesi şiddetle köle yapmanın bazı kötü tarafları olabiliyor. Yarı akıllı yaratıkların çoğu tembel ve şiddet altında bile düzgün çalışmazlar.

9 Ocak 2012 Pazartesi
Özel Mülkiyeti neden lağvetmek gerekiyor?
Mülkiyet gasptır, zorla, şiddet ve hileyle topluluğa [kamuya, socium‘a, herkese] ait olana özel şahışlar tarafından el konulan zenginliktir. Ancak şiddete dayanılarak korunabilir ve çoğaltılabilir.

8 Ocak 2012 Pazar
Neden yoksulluk var? Neden yoksulların sayısı sürekli artıyor ve artmak zorunda? Göreli ve mutlak yoksulluğun sürekli büyümesinin sebebi nedir? Neden hep “yoksullukla mücadeleden” söz edildiği halde yoksulluk çığ gibi büyüyor.

6 Ocak 2012 Cuma
Wall Street işgali hareketi ABD’den başlayarak dünyanın başka köşelerine de yayılıyor. Protestocular eylemlerini ABD’de demokrasiyi bankaların elinden kurtarma hareketi olarak tanımlıyorlar. Gelir dağılımının %1’lik bir kesim lehine giderek bozulduğuna işaret çeken protestocular, problemlerinin finans kurumları nedeniyle oluştuğu konusunda neredeyse hemfikirler.

16 Ekim 2011 Pazar
Her gece 40 baskın gerçekleştiriliyor. Bu saldırılar, bugüne dek icat edilmiş en gelişmiş silahların bazılarının dağıtımını yapan dünyanın en zengin ulusu tarafından yönetiliyor ve dünya üzerindeki en fakir uluslardan birini hedef alıyorlar. Ancak onlarca yıl sonra, zenginlik ve silahlar kaybediyor. İşte bu 2011 Afganistan’ı.

2 Ekim 2011 Pazar
Kapitalizmin krizleri, tarihsel olarak sistemin pürüzlerini temizlemek, onarmak ve böylece sermaye birikimi ve büyüme süreçlerini canlandırmak işlevi görmüştür. 2008-2009 krizine de iki önemli “pürüz” yol açmıştı. Bunları hatırlatalım ve sorgulayalım: Kriz sayesinde bu türden bir “onarım” gerçekleşti mi?

30 Eylül 2011 Cuma
Şeyleri adıyla çağırmamak bir yalan söyleme yöntemidir. Kapitalizm denmiyor da "ekonomi" veya "piyasa ekonomisi" deniyor. Dolayısıyla söze yalanla başlanıyor. Eğer kapitalizm denirse, sömürü, yağma, talan, kolonyalizm ve emperyalizm, ekolojik yıkım gibi kelimelerin ve kavramların imâ edilme riski vardır. Dolayısıyla işin tadını kaçırmanın âlemi yok. Böylece kapitalizm denilen musîbetin insanlığın normal hali olarak görülmesi, öyle algılanması amaçlanıyor...

19 Eylül 2011 Pazartesi
Kapitalizmin krizi o kadar çok derin ki neoliberalizmin ideologları, ABD ve Avrupa Birliği liderlerine kadar herkes bu gerçeği kabul ediyor. Uçuruma doğru yuvarlanmayı durdurmak için bir çözüm bulamamaları nedeniyle korkuya kapılmış durumdalar: tünelin sonundaki ışığın görünmesi için boş yere çırpınıp duruyorlar.

“Arap Baharı” terimini kim üretti? Araplar mı? Hiç zannetmiyorum... Bu soru aklıma, Türkiye’nin en çok seyredilen TV kanallarında, gerçekte onlar için “korkunç” olmasına rağmen, “devrim” sözcüğünün çok kullanıldığını fark ettiğimde geldi.

13 Eylül 2011 Salı
Bu Dış Politikayla Bu Fatura Çok Büyür!
Başbakan Erdoğan, Mısır, Tunus ve Libya’ya doğru sefere çıktı! Herhalde bir padişah edasıyla bu ülkeleri dolaşıp gelecek. En çok da İsrail’e meydan okumayla övünüp aynı minval üstünden konuşacak. Ancak o bu kısa geziyi sürdürürken bile, Türkiye’ye Erdoğan ve hükümetinin dış politika faturası hızla büyümeye devam edecek gibi.

5 Eylül 2011 Pazartesi
ABD’li ‘kapitalist akıl babası’ Henry Kissinger şöyle buyuruyor;
‘Gıdayı kontrol ederseniz insanları kontrol edersiniz’
Yeryüzünde, matematiksel olarak herkese yetecek miktarda gıda üretiliyor. Tarımın makineleşmeyle geliştirilmesi, verimin arttırılmasına yönelik bilimsel araştırmalar ve sulu tarımın yaygınlaşmasıyla insanlık tarihinde öncesi görülmemiş bir gıda üretim ve bolluğu söz konusu. Hatta kişi başına düşen gıda miktarının yaklaşık 2,5 kg olduğu göz önünde bulundurulursa, açlığı bir kenara bırakın, insanlar dengeli beslenecek ve belki de aşırı kilolarından yakınacaklardı. Fakat, gerçekler ve mevcut durum bunun tam tersi.

30 Ağustos 2011 Salı
Somalili aç çocuk fotoğraflarındaki beyaz adamın parmak izi, silmeye çalışıldıkça büyüyen kapkara bir lekedir. Açlığın müstehcen teşhirine dönen 'Somalili çocuklar' aynı zamanda kapitalizmin daimi sömürgesi Afrika'nın günümüz oryantalist- egzotik seyir nesneleridir; bir çeşit 'safaride aslan avı' gibi...

24 Ağustos 2011 Çarşamba
Ne çok kriz yaşanıyor değil mi? Bir kriz bitmeden bir kriz yaşanıyor. Daha doğrusu kriz dönemleri arasındaki zaman dilimi artık bir hayli kısa… Bundan önceki krizlerde emekçilerin başı iyice ezildiği için başkaldırma olmadı ve gerçekten sermaye birikimi kendini yeniledi, tazeledi ya da öyle göründü.
18 Ağustos 2011 Perşembe
Para hırsı denilince arz ve taleplerin bir biri peşi sıra sıralandığı kapitalizmin o aşağılık dürtüleri akla gelir. İnsanı insanlığından çıkartıp adeta sapkın bir yapıya bürünmesine bile neden olur!
