Hayatımızın içinde hiç kimsenin karışamadığı bir süreç var; polisin, hukukun, yönetmeliklerin, kısaca organize bir otoritenin ve bu anlamda dışsal hiçbir gücün elini dokunduramadığı... Aslında gerçek hayatımız bu alanda yaşanır ve duyumsanır. Burası insanın kendi kendisiyle ilişki alanıdır. Genel olarak her bireyin ilişkilerini üç yoldan yaşadığını söyleriz; Doğayla, başkalarıyla ve kendi kendisiyle.
Kalabalığın İçinde Ya Da İçimizdeki Kalabalık
20 Ağustos 2011 Cumartesi
İsraf
18 Ağustos 2011 Perşembe
Neden yeni bir dünyaya ihtiyacımız var ?
Neden devletlerin ortadan kalkmasına, kaynakların insanlık için kullanılmasına ihtiyacımız var ?
Bir anlığına o süslü özel gün kutlama mesajlarını ve yanyana duran iki adamın kameralara sahte konuşmalarını unutalım.

Arz ve Talep
Para hırsı denilince arz ve taleplerin bir biri peşi sıra sıralandığı kapitalizmin o aşağılık dürtüleri akla gelir. İnsanı insanlığından çıkartıp adeta sapkın bir yapıya bürünmesine bile neden olur!

Dengesizliğin dengeye hasret kaldığı bir ortamda kimi zaman insanlar insanlığından nefret etmeye başladığı anları bile gündeme getirir. Aslında nefret edilmesi gereken sistemin kendisi olan Kapitalizm değilmidir?
Zenginleşen Türkiye Masalı
Başbakan sürekli aynı bilgiye kilitlenmiş: 79 yıllık cumhuriyet tarihinde yapılmayanları yapmakla övünüyor. Kendilerinin yedi yıllık iktidarında yapılan duble yolları, konutları, açılan üniversiteleri anlata anlata bitiremiyor. 2002 yılında iktidara geldiler ve Türkiye’yi refaha kavuşturduklarını sanarak, kendilerinden önceki dönemleri eleştiriyorlar. Açıkça söyleyemiyor ama, Atatürk’ün dönemi de, bu eleştirilerden payını alıyor.

Deniz Feneri Operasyonu, Neden Şimdi?
10 Temmuz 2011 Pazar
Operasyonlar ülkesi Türkiye’de hemen her gün bir olay patlıyor. Sistemin ne kadar çürüdüğünü ve yozlaştırıldığını bu operasyonlarda görmek mümkündür. Ancak bütün bunların, yapıldığı dönemlere dikkat edildiğinde, ‘temiz eller’ operasyonu değil, tam bir manipülasyon ve psikolojik savaş aracı haline getirildiği görülüyor.
Çürüme
4 Temmuz 2011 Pazartesi
1980 sonrası hızlanan toplumsal çürüme bütün tiksindiriciliği ile gözümüze gözümüze sokuluyor.
Bütün kurum ve kişilerin 9 yıl içinde çürümüş olması düşünülemeyeceğine göre,10 Kasım 1938’den sonra başlatılan sistemli saldırı ve ihanetlerin geldiği yer burasıdır.
Cezaevinde Ucuz İşgücü: Kadın Mahkumlar
Cezaevlerinde meslek edindirme kursları ve atölyeler adı altında, mahkumların günlük 6 lira gibi ücretler karşılığında zorla çalıştırılması son zamanlarda sıklıkla tartışılır oldu.
Fırat Haber Ajansı'nda (ANF) 30 Haziran'da çıkan bir habere göre, Denizli Bozkurt Açık Kadın Ceza İnfaz Kurumu'nda kadın mahkumlar zorla çalıştırılmaya devam ediliyor, çalışmak istemeyenler ise kapalı cezaevine gönderilmek veya görüşlerinin engellenmesi gibi cezalarla karşı karşıya kalıyor.


