Hepimize potansiyel birer terörist olduğumuz gözüyle bakılmaktadır. İngiltere’de, Amerika Birleşik Devletlerinde, Avustralya’da veya Ortadoğu’da bir ülkede yaşıyor olmamız hiç bir şeyi değiştirmez. Vatandaşlık kavramı artık hükümsüz kalmıştır.

21 Mayıs 2012 Pazartesi
Hepimize potansiyel birer terörist olduğumuz gözüyle bakılmaktadır. İngiltere’de, Amerika Birleşik Devletlerinde, Avustralya’da veya Ortadoğu’da bir ülkede yaşıyor olmamız hiç bir şeyi değiştirmez. Vatandaşlık kavramı artık hükümsüz kalmıştır.

16 Mayıs 2012 Çarşamba
Buna karar verdim. Çünkü akıllı biri olsam: AKP'nin yanında olduğumu, Recep Tayyip Erdoğan'dan başka büyük olmadığını ülkemde on iki milyondan fazla açlık sınırında insan bulunmadığını, üç milyon işsiz olmadığını, emekli ve işçilerin refah içinde olduğunu, yakında Avrupa Birliği'ne gireceğimizi, AKP hükümetinin muhteşem bir hükümet olduğunu söyleyip, istediğim kanalda en iyi parayla istediğim işi bulup, reklam filmlerinde boy göstererek, acayip para kazanır gül gibi geçinirdim.

28 Nisan 2012 Cumartesi
Dinler açısından insanlık tarihinin en önemli üç şahsiyetinden biri olan Hz Muhammed’e yer vermeyen tarih kitabı herhalde bulunmuyor. Öte yandan laik ve demokratik hiçbir ülkenin örgün eğitiminde İncil, Tevrat, İsa’nın ya da Musa’nın hayatı ders olarak okutulmuyor.

İşte Libya savaşından çıkarılan ders bu. Sınavı geçen öğrenciler bir sonraki savaşa geçsinler.
Göründüğünün aksine, NATO aynı zamanda öğrenir. Avrupa Müttefik Kuvvetleri Komutanı, Amerikalı Amiral James Stavridis "O her zaman operasyonlarından ders çıkarır ve Libya ile yapmakta olduğumuz şey de bu" diyor.

27 Nisan 2012 Cuma
Anımsarsınız, 4+4+4 taslağı gündeme geldiğinde, öğrencilerin ilk 4’ten sonra açıköğretime ya da çıraklığa gidebilir maddesi vardı; seçmeli dersler yoktu, 60 ayını dolduran çocukların ilköğretime başlaması konusu da. Eleştiriler de genelde 4’üncü sınıftan sonra zorunlu eğitimden ayrılma konusu üzerine yoğunlaşmıştı. Bu yaklaşımın arkasında imam hatiplerin orta kısmını açma niyeti olduğunu herkes biliyordu.

On iki yaşındaki çocuğu döven isyancılara orospu çocuğu demeyin.
Polis vahşetini teşvik eden ve onaylayan politikacılara orospu çocuğu demeyin.
Öğrencileri düşman gören kıdemli polis şeflerine orospu çocuğu demeyin.
Aşırı sol işgal etti diyerek baskıları meşrulaştıran belediye başkanlarına orospu çocuğu demeyin.
Dolandırıcılık ve hırsızlık ile zenginleşenlere, kana susayan diktatörlere övgüler düzen kralcıklara orospu çocuğu demeyin.
Bu yazıyı siz okumayın. Ona okutun. Ona... Canı sıkılmayana. Ne olup bittiğinden haberi olmayana... "Ama abi adamlar yapıyor be!" diyene okutun. "Abi sen de paranoya yapıyorsun be!" diyene okutun. Siz, "Ne olacak bu işlerin sonu?" derken sizin kederinize, endişenize karşı gülene okutun. "Abi onlar da hükümete karşı gelmeselerdi" diyene okutun. Umursamayana okutun bu yazıyı. Yoksa biz kendi aramızda konuşmuşuz ne yazar!
